Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Haziran, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Başımız Sağ'olsun.

Gittiğim ziyaretten eve dönmek için otobüs beklerken yoldan ambulans ve polis aracı geçti. Malum Türkiye'nin durumu böyleyken içim bir cız etmedi değil... Ardından telefonuma gelen bildirim.

ATATÜRK HAVALİMANI'NDA PATLAMA: ÖLÜ VE YARALILAR VAR.
İstanbul Atatürk Havalimanı'nda art arda iki patlamanın yaşandığı iddia edildi.
Atatürk Havalimanı'nda patlama sesi duyduğunu belirten kullanıcılar, yolcuların panik halinde kaçıştıklarını belirttiler.
Atatürk Havalimanı'nda olduğunu belirten çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, dış hatlarda iki canlı bombanın kendini patlattıklarını ve çok sayıda yaralı olduğunu belirtirken, konuya ilişkin resmi bir açıklama gelmedi.
 Bir an duraksadım. Sonuçta neredeyse yanıbaşımda olan bir hadise. Otobüsüm geldi bindim oturdum. Kafam biraz dağılsa da unuturmuş gibi olsam da yanımızdan geçen her bir ambulans hatırlattı gerçeği. Ben ise sadece geçen ambulanslara bakıyordum. Ya o aracın içinde ben olsaydım. Ya bir sevdiğim bir yakınım. :/  …

Dilenci

Aşk Farkettirmeden Yakar.

İnsan Beyinli Maymunlar

Sinsi Sevgi

İnsan Nasıl Bir Varlık?

Amacın Ne?

Hayali Sitem

Makineleşmiş İnsan

Bir Garip Korku

Kardeş Beni de Düşünmüş MİM!

Ben mi?

Sancı

Sessizlik

Göğe Özenmek

Kısmen uyanık bir dünyada yaşıyorum.
Sağa sola savrulan yapraklar gibiyim.
Kalemimde saklı kalan mürekkebe söylüyorum.
Göğe bakıp bulutlara özeniyorum.

Gece olup gün biter ya, o an anlarsın.
Saat gelir dalar ya uykuya, herkes o an.
Ben, o göz bebeklere tavana dikilmiş insanlardanım
ve göğe bakıp yıldızlara özenmekteyim.

Bir ses yükselir semaya, kapalı gözler açılır
Karanlık sonlanır, aydınlık  gelir baş ucuna şimdi.
Ayaklanır insanlar sessizce, iş; güç; zaman.
Ben, o bizi aydınlatan güneşe özenirim.



Vicdan İzi

Kaybolmuşluğun içinden vicdan izleri.
Kafa taslarında biriken  o soru işaretleri.
Kapı aralıklarından bakan kap kara gözleri.
Serpilmiş yere sayılmıyor meşhur insan cesetleri.

Öğrendi insan yeni yeni şeyleri; her şeyleri.
Karışmadı ki bir kere, uzaktaydı evleri.
Taş üstünde nedense mermi izleri.
Tam ortasındayız, yakmıyor mu cehennem alevi?


Kral Teknoloji

İmkansızlıktan öteye gidemeyiz.
Sevemeyiz bir şeyi öylece, nedensiz.
Azınlık ve azgınlık toplumlar arası çatışma.
Hiç bir şey olmamışcasına oturup izleyemeyiz.

Göremeyiz onları;
Açlığı,
Susuzluğu,
Sevgisizliği.

Ama oturduk mu bir kenara; seyredemeyiz umutsuzluğu.

Hele ki teknolojinin kral olduğu bu devirde;
Dönüyorsa dünya hala,
Ve zaman durmamışsa eğer.
O zaman bağıracaksın;
Tüm gücünle sessizliğe.
Haykıracaksın geleceğe.



Bir önceki yazımı da okumayı ihmal etmeyin. Saygılar efem :D






Tükeniş

Görmüyorum artık...
Renkler kayıp,
Gri var sadece onca renk arasından bana kalan.
Gidişinle birlikte her gün birer birer eksildi renkler, soldu...
Ne gündüzüm gündüz gibi
Ne gecem gece.
Uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerde yapayalnızım.
Yalnızlıklar meydanı olsa gerek burası.
Gri bir sisin içinde kayboluşumu izliyorum.
Ve "ben" olan her şeyin...
Ne bir renk ne bir gelecek.
Tükendim...