Toprak ve su gibi; Bağımsız ama muhtaç kendimize. Sen ve ben gibi; Kalıcı değiliz bu diyarda. Bir bardak çay dünyayı anlatır, Sessiz kalmış yıllar sırdaşlığı hatırlatır. Sahibine sadık bir köpek sevgiyi anımsatır, Ama senin yokluğun, bana kendimi anlatır. Sıradan geldik, sıradan gideceğiz elbet. Sonra koptu gürültü, kıyamet. İsyan benlik değil ki; Beceremez bu sefalet. Aklıma gelmedin bugün, Yine de, ne olur beni affet...
Bakışlarında dizilen şiir olsan bir gün, Aşk der en başında, hayaller kurulur sonunu bilmeden. Kör karanlıkta kokun yol olur bana, Sesin, duyduğum en güzel melodi gibi çınlar ruhumda. Bu gerçeklikten uzak, tıpkı bir rüya gibi, Hayalin sarar beni usulca, sessizliğiyle. Koparım zamandan, düşerim sonsuzluğa, Seninle dolu bir dünyada kaybolurum yeniden. Kayboluş, yeni bir başlangıç olsun bize, Rüyalar gerçeğe dönüşsün, yaşadıklarımız rüya. Bakışların, sesin, kokun hep yakın olsun bana, Uyandığımda, öptüğüm kadın hep sen olasın, hep sen.