Açgözlü insanların zirveye tırmandığı bir dönemde yazıyorum bu satırları, Biraz inat ediyorum, sabrediyorum, ama kırılmıyor da değilim. Suçlar tavan yapmış, dünyanın her köşesinde, Köşe kapmaca oynuyorlar desek, yaptıkları o kadar masum değil. En son düşüncelerimin arasında gelir yalnız olmak, İntihar ile sınanan bedenler arasında, Yerimi alırım. O zaman, ölümle noktalarım yalnızlığı. Ama vazgeçecek değilim, En sevdiklerimden. Zaten, en sonunda gerçekleşmeyecek mi bu gerçek? Belki o zaman, elim kolum bağlı, Yükselirim.
Görmüyorum artık... Renkler kayıp, Gri var sadece, onca renk arasından bana kalan. Gidişinle birlikte her gün birer birer eksildi renkler, soldu... Ne gündüzüm gündüz gibi, Ne gecem gece. Uyku ile uyanıklık arasında bir yerlerde yapayalnızım. Yalnızlıklar Meydanı olsa gerek burası. Gri bir sisin içinde kayboluşumu izliyorum. Ve "ben" olan her şeyin... Ne bir renk, ne bir gelecek. Tükendim... Sevcan Hanım'a şiiri ile bana destek verdiği için teşekkür ederim. iyi ki varsın :)