Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Falan Filan - Müzik

Falan filan cinayetlerde, kıdemli suçlular,   Ama hala bizimkiler, birbirini suçlar.   Yaşamak, böyledir işte, ufacık nesneler,   Elektrik ve teknoloji, hayatlardan kesitler.   Sancılar, sancılar...   O müthiş sancılar,   Ciğerlerden tırmanır, beyne vururlar.   Korkudan; ey insan, insanlıktan çıkar,   Yalnızlığın kapısını aralayan insana göz kırpar.   Kaçarlar insanlar, gerçekle yüzleşirler,   Cinayetlerde isimler, baş harflerle anılırlar.   Biri var orada; açıkta, denizde...   Gemilerde, sahilde güneşlenir dururlar.   Biri var orada; açıkta, meydanda...   Namludan çıkan ateşler, kalpleri parçalar.   Biri var orada; önümde bir yerde,   Sancılar içinde yerlerde yatar.   Biri var, hep biri var, ya da birileri var,   Yardım ve yataklıktan on yıl yatan var.   Falan filan cinayetlerde, hep tartışmalar var...
En son yayınlar

Alafranga İlleti - Müzik

Gündem belli, manşetlerde, soykırım mı, değil mi?   Sokaklarda dolaşıyor, şeyh ve müritleri.   İçimize işlemiş, alafranga illetleri ,   Edebi metinlerde, bu şehrin hikayesi.   Nasılsa alıştırmışlar, para bütün milleti,   Nasılsa alışılmış, kaygılar hep ticari.   Her şey mubah, her şey serbest,   Hani muasır medeniyet?   Gündem belli, manşetlerde, soykırım iddiaları,   Sokaklarda dolaşıyor, şeyh ve yandaşları.   Millet uyuyor, gaflet uykusunda ,   Bir film oynuyor, aptal kutusunda .   Millet uyuyor, hala uykuda,   Masal dönüyor, aptal kutusunda.   Her şey mubah, her şey serbest,   Bu dünyada,   Hani muasır medeniyet?   O da uykuda... Muhammet KARAKÜTÜK

Son Denge – 2. Bölüm: Görünmeyen Gücün Ritmi

  Şehirdeki kalabalık ve modern yaşamın karmaşası içinde, Mert ve Ozan, ikiz olmalarının getirdiği özel bağ sayesinde birbirlerinin hareketlerini adeta birer düşünce gibi anlayarak yaşıyorlardı. Yıllardır paylaştıkları sırlarla, hem eğlenceli hem de sessiz bir hayat sürüyorlardı. Her şey çok doğal görünse de, içlerinde sakladıkları sırlar hiçbir zaman kimseyle paylaşılmadı. Halı saha maçları, ikilinin en sevdiği aktiviteydi. Bugün, mahalleden arkadaşlarıyla yine maç yapacaklardı. Mert, ince yapısı ve zekâsıyla oyunun stratejisini belirleyen bir liderdi; Ozan ise sezgileri sayesinde her zaman bir adım öndeydi. Sahada, topun gideceği yönü ve rakiplerinin hareketlerini adeta önceden sezebiliyordu. Maç başlamadan önce Burak, şaka yollu Mert'e şöyle takıldı: "Yahu, geçen hafta kalede iki gol yemiştin, bu hafta biraz toparla!" Mert gülümsedi; o sırada Ozan, ona doğru eğilerek hafifçe fısıldadı: "Sen ona topu bir kere bile geçirirsen, zaten şaşırırım." Mert, gözlerinde...

Çatık Kaşlılar - Müzik

Çatık kaslılar yine dolanıyorlar, gözlerinde kaybolan bir dünya var. Aptal aptal etrafına bakarken, yıldızlar düşer, ama o fark etmez. Meymenetsiz bir tipi de var , yalanlarla dolu her sözü sarhoş. Sarhoş sarhoş sarhoş dolanırken, gölgesine sarılır, hiçbir şey görmez. Herkesten çok bilir ama hiç bir bok bilmeyen, düşünmeden konuşur, ardında boş bir yankı. Aynada yansımasına bakarken, kendini bulamayan bir yabancı gibi. Aptal aptal bir oturuşu var, düşünceler içinde kaybolmuş, neyi var neyi yok. Yok yok yok yok sermayesi yok, ama her hareketi büyük bir iddia gibi. Parası çok, aklı yok, ama her şeyi bildiğini sanıyor. Son noktayı koy, ama kimse görmesin, çünkü o noktadan sonra hiçbir şey değişmez. Hadi bitirelim şu işi, her şey söndü, artık sadece sessizlik kaldı. Aptallar cehenneminde , her biri kendi kibrine yanıyor. Bir biz kaldık yanamayan, gözlerimizde hala umut, hala bir ışık.

Son Denge – 1. Bölüm: Yeni Başlangıç

  Sevgi, kasabanın sokaklarında her zamanki gibi yürüyordu. Günün erken saatleri, sokakları sakin kılmıştı. Hafif bir rüzgâr esiyor, yaprakları hışırdatıyordu. Ancak Sevgi’nin zihni, alışılmadık bir şekilde gergindi. İçinde açıklayamadığı bir huzursuzluk vardı. O sırada, sokakta ona doğru gelen orta yaşlı bir adamın yüzüne bir an için baktı. Tam o anda, zihninde bir ses yankılandı: "Bugün ona nasıl söyleyeceğim? Ya beni anlamazsa?" Sevgi, olduğu yerde durdu. Nefesi hızlanmış, kalbi deli gibi çarpmaya başlamıştı. “Bu neydi? Neler oluyor bana?” diye mırıldandı. Adam ona doğru yaklaşıp geçtiğinde, Sevgi istemsizce arkasına baktı. Ses hâlâ zihninde yankılanıyordu, ama kimse bir şey söylememişti. Sevgi, eliyle alnını ovuşturarak, kalbi sıkışır gibi hızlı adımlarla Toprak’ın yanına koştu. Toprak, her zamanki gibi çay bahçesinde, önünde bir kahve fincanıyla oturmuş, masanın çevresinde dolaşan kedileri izliyordu. Sevgi’nin panik içindeki hâlini görünce şaşkınlıkla yerinden doğruldu. ...

İnsanlık ve Güvenlik: Bolu Yangını Üzerine Düşünceler

Bolu'da yaşanan Grand Kartal Otel yangını, hepimize derin bir acı yaşatmanın yanı sıra hayati bir soruyu da gündeme getirdi: İnsan hayatının güvenliği için ne kadar önlem alıyoruz? 237 kişinin konakladığı bir otelde çıkan yangında, 66 can kaybı ve 51 yaralı geride kaldı. Bu acı olay, ihmaller zincirinin ne denli yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gösteriyor. Yangının çıkış nedeninin restoran katındaki bir yangın olarak belirtilmesi, akıllara yangın güvenlik önlemlerinin yeterliliğini getiriyor. Bu denli büyük bir tesiste, etkili yangın söndürme sistemlerinin ve tahliye planlarının bulunmaması büyük bir ihmali işaret ediyor. Bolu’daki bu trajedi, yalnızca bir afet değil; insan eliyle şekillenmiş bir felakettir. Alınması gereken önlemlerin eksikliği, can kayıplarını artıran en önemli faktörlerden biri. Özellikle ahşap yapının yangının yayılmasında oynadığı rol, mimari yapıların güvenlik standartlarına uygunluğunu tartışmamız gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, yangından sonra ...

Sisli Sabah

  Griye çalan bir sabah Nemli, hüzün kokan bir hava Göz alabildiğine uzun yollar Ve sessizliği bozan Ara sıra bir karga sesi Herkes kendi içinde Bir yere yetişir gibi Ama hep geç kalmış gibi Kaldırımlarda adımlar Tükenmişlik izleri Çöpleri karıştıran eller Gözlerindeki yorgunluk Bir zamanlar belki umutla doluydu Şimdi sıradan, Tepkisiz Sigara dumanı Bir kahve kokusu Bir de iç çekişlerin yankısı Sorular dolanır zihinlerde Bu şehir hep böyle mi? Yoksa biz mi böyleyiz?