Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2016 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yıl Başını Getiren Hep Yıl Sonu

Herkese merhabalar, şu an da 2016 yılının son dakikalarını yaşıyoruz. Şunu temin edebilirim ki benim için sadece bir sayı değişecek. Yani 365 gündür aynı olan sayılardan bir tanesi değişecek. Ama bu değişim hiç bir şeyi engellemeyecek ve ölümler olmaya devam edecek hatta dünya aynı hızıyla dönüp güçlüler yine güçsüzleri ezecek. Kendimize bir gün edinmişiz eğlenmek için bu da bizim hakkımız doğrudur. Eğlenmekte kişiden kişiye değişir en doğrusu da budur. Ama bugünün anlamı benim için daha farklı olacak bundan sonra. Çünkü ben bugün belki geçmişte hayal bile edemeyeceğim bir şey yaptım. Kendi çalıştığım parayla, kendi emeğim ve alın terimle kendime çok da güzel bir gitar aldım :).


Benim için efsanevi bir duygu olan bu resimde ki şey benim oldu. Öğrenmeye kuzenimin klasik gitarı ile başladım ve şimdi bununla devam edeceğim o uçsuz bucaksız yolculuğa. Belki size saçma belki de abartı gelebilir ama  birisi yanımda bir gitar çaldığı zaman tüylerimin dikeldiğini, kalbimin tak tak attığını sö…

Düşün

Yol boyu düşündüm biraz.  Yol kısaydı uzun olsun diye düşündüm.  Günlerce, aylarca hatta yıllarca yürümeyi düşündüm. Kulağımda Edip Akbayram dan Aldırma şarkısı. Alabildiğine yürümeyi düşündüm, bıkmadan ve usanmadan.

Sonra yok olmayı düşündüm. Hiç olmamış doğmamış gibi. Dünyayı gormemis, yaşamamış gibi. İnsanları tanımamayı düşündüm. Pis oyunlarini gormemeyi.

En son düşünmemeyi düşündüm.  Dümdüz bir insan gibi yaşamayı.  Her sabah işe gidip akşam eve gelmeyi.  Üzüntu ya da neşeyi bir çöp kutusuna atmayı.

Ne de olsa düşünmeden verilen kararlar vardı. Ben düşünsem ne olacaktı hem. Bıraktım tüm düşünceleri ki eve gelmiştim artık ve kararımı vermiştim. Peki ne oldu biliyor musun? Kafamı yastığa koydugumda yine düşündüm. Birileri düşünmüyor diye patlayan bombalar geldi aklıma. Gözlerimi kapattım ve artık bende ölüydüm.  Yorulmuştum zaten...



Ertesi gun hayat devam etti. Sanki dün hiç olmamış gibi. Ölenler öldü, unutanlar unuttu, unutamayanlarda unutmuş gibi yaptı. Nede olsa hayat devam ed…

Kaygan Zamanlar

Pencereden bakıyorum gökyüzünün kızıllığına. Az sonra siyaha bürünecek ve ben siyaha karışacağım. Yorgun adımlarım ile tempolu bir hikayeye eşlik edeceğim. Korkularım ile yüzleşip kaygan zamanlarda yürüyeceğim.
Oysa siyahın yerini aldığında mavi. Karanlıktan bakan ben ve yaşanmamış bir hikaye. Kurulan ve kırılan her nesne düşmandır kimilerine. Bazen siyaha bazen maviye...

Bulutların Üstündeki Karanlık - 2. Bölüm - Hoşgeldin Ölüm

Ali tekrardan cesedin gözlerine baktiktantan sonra ayağa kalktı. Kaptan'ın şaşkın gözlerine aldırmadan "seni arayacağım" deyip arabası ile oradan uzaklaştı. Sabah yarım kalan yagmur tüm seddeti ile yağmaya başladı ki o anda yolun kenarında  içinde kara pelerinli onu gördü. Anı bir fren yaparak silahını eline aldı ve koşmaya başladı.  Gördüğü şeyin yerine geldiğinde ağaçtan başka bir şey görmedi. O anda nereden geldiği belli olmayan bir taş arabasının arka camına çarpıp cami tuzla buza çevirdi. Gozleri büyümüş bir vaziyette etrafına bakındıktan sonra arabasına doğru temkinli bir şekilde yürüdü. Arabanın etrafında tonlarca küfür ettikten sonra direksiyona geçip hızla evine doğru gitti.

Arabayı gelişi güzel park edip koşarak evin kapısını açtı ve pencerenin hemen önünde duran saksının altından bir kağıt çıkartıp telefonu açtı ve kagittaki numarayı telefona yazıp arama tuşuna bastı.

-Kimsin?
-Ali ben. O geri geldi kendi gözlerim ile gördüm.
-Sen iyisin demi bir şey yapmadı.