Ana içeriğe atla

Hayata Alışma Süreci



Bunaltıcı yaz akşamlarından buz kesen kış akşamlarına geçiş var içimde.
Baharlarım yıllar önce yok oldu zaten.
Malum küresel ısınma mevzuları!


Bazen geçmişe bakıyorum kendi gölgeme.
Korkuyorum ondan ve beni takip etmesinden.
Karanlığı bilmekten nefret ediyorum.
Git diyemiyorum.

Kendime sorular soruyorum.
Uğur olarak ne yaptın? 
Cevap vermiyorum susuyorum.
Çünkü korkaklık tüm ruhuma işlemiş.
Dilim dönmüyor ki söylemeye.

Oysa küresel ısınmalar da soğuğa dönüyor.
Baharlar belki yok oluyor ama yeni mevsimler doğuyor.
Korkaklığın bedeli ise kaybetmekten öteye geçemiyor
Susuyorum çünkü konuşacak insanlar etrafımda yok oluyor.
Susuyorum çünkü insanlar benden kaçıyor.
Gerçeklerden,
Hayattan,
Korkmaktan ise hep korkuyor...

Yorumlar

  1. Susmak ya da kaçmak ,sorunu ertelemektir :) Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konuşulması gereken her yerde konuşulmalı susulmamalı. Teşekkür ederim.. :)

      Sil
  2. Yazında kendimden de bir şeyler gördüm, çok güzek olmuş :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşk Farkettirmeden Yakar.

İnsani Düşünceler

Açgözlü  insanların zirve yaptığı bir dönemden yazıyorum bu satırları.  Biraz inat ediyor ve sabrediyorum ama kırılmıyor da değilim.  Suçlar ise tavan yapmış dünyanın her köşesinde.  Köşe kapmaca oynuyorlar desem, yaptıkları o kadar masum değil. En son düşüncelerimin arasında gelir yalnız olmak. İntihar ile sınanan bedenler arasında yerimi alırım. O zaman, ölümle noktalarım yalnızlığı. Ama vazgeçecek değilim ya en sevdiklerimden. Zaten en sonunda gerçekleşmeyecek mi bu gerçek? Belki o zaman elim kolum bağlı yükselirim.

Vahşi Yaşam Belgeseli

Dünya sakin bir hayatını sürdürüyor her zamanki gibi. Göğe uzanan ağaçların arasından gelen kuş sesleri tamamlıyor sakinliği. Az ileride karnını doyurmak için aslan avını kovalıyor. Bir taraftan ciğerlerine temiz hava giriyor. Sistem çok güzel bir şekilde oturmuş.

İnsan Nasıl Bir Varlık?

Aynı Sen?

Klasik düşünceler sapağındayım. Aklımda, hep aynı sen. Gökyüzüne uzanan yalnızlar durağındayım. Yıldızlar ise çok parlak, aynı sen.
Elimde eski bir gitar. Vururum tellerine ve bir güzel dinlerim. O ses varya beni benden alan. Aynı sen.
Otobüsler gelir gider. Kimisi ise durmadan gider. Kimiside durur ben binmem. Seni beklerim öylece. Çünkü karşımda gördüğüm aynı sen.
Şiirler yazarım durmadan, yorulmadan. Sonra yırtar atarım. Sahipsiz taşları toplarım yoldan. Sahiplenirim onlara, koyarım baş ucuma.
Neyse ben uyuyorum artık. Evet, biraz erken biliyorum. Kıvrılıyorum şöyle bir köşeye. Rüyamda gördüğüm ise aynı sen...